 |
| (Fotoğraf alıntıdır) |
Geçenlerde tanık olduğum iki olay beni derin düşüncelere gömdü. Biri yılbaşı akşamı işten dönerken tanık olduğum bir olaydı. Malum havalar zaten fena soğuk o akşamda karlıydı. Babamla birlikte arabayı ofisin önüne bırakıp yürüyelim dedik eve kadar. Eve giden yol yokuş biraz, karıl hava durumu da eklenince tabi daha bir dikkatli yürüme ihtiyacı hissediyor insan. Neyse biz ilerlerken, bir kadın çığlığı ve tabi ki çarpma sesi ile arkamızı döndük bir anda kalabalık toplandı vesaire tipik kaza durumlarında olanlar sıra sıra olmaya başladı. Etraftan koşturan mahalle halkı, ambulansı arayın sesleri vesaire. Tabi hemen telefona sarıldım ambulans için ama bir bayan ben arıyorum tamam deyince kazazedeye bakayım iyimi dedim sora vazgeçtim gereksiz yere kalabalık yapmayayım başında diye ama kadıncağızın sesi hala acı acı geliyordu, içim acıdı. Tabi ki benim nevrimi döndüren olay bundan sonra başlıyor.
Birincisi o gün kaç tane araç geçti hızlı ben sayamadım, ne zincir, ne kar lastiği çoğunda yoktu ve bildiğiniz canavarca araç kullanıyorlardı. Kaçınılmaz sonda gerçekleşti. Sürücüye çok kızgındım ancak kalabalık içerisinde arkadaşı ile konuşan şahısın söylediklerini duyduğumda resmen şok oldum. " Az kalsın benim arabaya çarpacaktı, son anda araba yön değiştirdi, bende korktum, iyi ki buraya park etmişim" dedi. Evet somut bir eşyaya zarar gelmediği için gülerek söylüyordu birde bunu. Oysa kaza geçiren kadın hala acı ile ağlayıp, bağırıyordu. Nasıl bir hissiyat bunu insana söyletebilirdi ki. O kadar mı değersizleşti insan hayatı gözümüzde, o kadar mı eşyaya tapar olduk, ne zamandan beri normal karşılıyoruz böyle durumları? Gerçekten insanlığımdam utandım.
 |
| (Fotoğraf alıntıdır) |
Bir diğeri ise yine geçenlerde eve dönerken tanık olduğum olaydı. Otobüs durağında bekliyordum, otobüs tam gelmek üzereydi ki bir taksi dönüş yapabilmek için ani bir hareketle resmen otobüsün üzerine direksiyon kırdı. E otobüs şoförü de malum ani bir fren yapması ile ayakta giden yolculardan düşen oturanlardan da çarpanlar oldu. Kazadan kıl payı kurtulmuşlardı ancak yurdum insanının tipik davranışı nedir? Hemen araçlardan inilir, birbirinin üzerine yürünür ve tabi ki hakaretler yağdırılır. Bu konuda hatalı olan taksi şoförü baya iddialıydı ama otobüs şoförü daha medeni hareket ediyordu. Tabi ki kalabalık ayırdı vesaire.
Bizde duraktakiler otobüse binip yola devam ettik. Otobüste öğrendim ki yolculardan yaşlıca bir teyze düşmüş demire sırtını vurmuş, onuda ön tarafa oturtmuş gençler. Otobüs şoförü teyze inene kadar yalvardı onu hastaneye götürmek için. Teyze ise "iyiyim oğlum bir şeyim yok " diye diye otobüsten iniyordu ki şoför bir kağıda numarasını, adını, soyadını yazdı verdi teyzeye. "Bir şey olursa çekinme ara beni sıcağı ile anlamazsın hastaneye falan gitmen gerekirse ben götürürüm seni" dedi.
Şimdi iki kaza durumu ve iki ayrı insan tipi. Verilen tepkiler ne kadar farklı değil mi? Biri malının derdinde diğeri ise ona emanet edilen can için endişede. Neyse ki iyi insanlar hala aramızda varda bir nebze olsun mutlu olabiliyoruz.
Sevgiler...