1 Şubat 2016 Pazartesi

BEKLENTİLER

( Fotoğraf  https://www.behance.net/gallery/27247653/food-(2) alıntıdır.)


     Beklentiler her zaman yaralar, mutsuz eder insanı. Neden bilir misiniz? Kimse sizin istediğiniz ya da arzu ettiğiniz gibi biri değildir. Beklentiler sizin karşı taraftan arzu ettiğinizdir, size vaadedilen değil. O yüzden hayatta beklenti içerisine girerseniz eğer hep bir hayal kırıklığı yaşarsınız. İnsan beklenti içerisine girmeden elinde olan gerçekle mutlu olabilir ancak.
   
     Mesela; insan  bir arkadaşının yaptığı  ya da yapmadığı şeyleri kendine dert edinmemeli. Bundan kastım, yakın bir arkadaşınızı arıyorsunuz ancak o sizi aramıyor. Hadi hemen başlarız işte benimle görüşmek istemiyor, hep ben mi arayacağım. Evet sen mutlu oluyorsan onunla vakit geçirmekten, onunla sohbet etmekten, keza bunu ondada hissediyor isen takılmayacaksın böyle bir duruma. Biz hep karşıdakine göre gidiyoruz. Oysa yeri geliyor kendi davranışlarına bile müdahale edemezken nasıl olurda karşıdaki insanın değişmemesinden şikayet ederiz. Ben kendi hareketlerimden ya da davranışlarımdan sorumluyum. İnsanları olduğu gibi kabul etmeliyiz. Emin olun insan kendini böyle daha mutlu hissediyor. Çünkü en ufak beklenti bile üzüyor insanı.

     Ben böyle yapıyorum açıkçası, uzun zaman önce insanları olduğu gibi kabul etmeyi öğrendim. Sevdiğim değer verdiğim insanlara alınmıyorum çünkü beklentilerimi sıfırladım. Kimse benim hayal ettiğim gibi bir arkadaş ya da sevgili ya da anne, baba olamaz. Herkes kendine has, kendine özgü, farklı bakış açılarına sahip insanlar. Her olayda herkesten aynı davranışı bekleyemezsiniz. Shakespeare 'in  bu durumla ilgili aşk üzerinden söylediği güzel bir söz var;


"Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhu koyup adına 'aşk' diyorsunuz"


     Bana, prensiplerime ters gelen biri olduğu zaman ise; hayatıma dahil etmemeyi tercih ediyorum. Böylece mutsuz olma durumunu en aza indirgemiş oluyorum.


Sevgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder