![]() |
| (Fotoğraf alıntıdır) |
Bazen sadece bir anlığına gözün bir kareye takılır. Bu takılmanın anlık olduğu gibi saniyeden bile daha kısa bir zamanı hapseden bir görüntüdür aslında takıldığın. Bahsettiğim kare işte yukarıda. Bazı fotoğraflar veya resimler üzerine milyonlarca söz sözlenebilir. Bazıları o kadar derindir ki duygu yoğunluğu bakımından. Adeta izleyen ile konuşur.
Halbuki göz açıp kapayıncaya kadar geçen o kısacık süre içine neleri sığdırır. Bu kare eski ya da değil ancak eskiyi çağrıştırıyor insana, hüzün hakim bu fotoğrafta. Muhtemelen Avrupadaki sirklerden birinde çekilmiş. Düşünsenize insanların çocuklarını eğlenmek için götürdüğü, kendilerinin de güzel vakit geçirdiği bir mekan, bu mekanda çalışan insanlar ve hayatlarında ki zorluklar. Görevleri, işleri gelen insanları eğlendirmek. Şu karedeki palyaçoyu düşünelim. Duruşu, ifadesi vesaire yaptığı işle o kadar tezat ki, ancak saniyeler sonra belki de sahneye çıkıp insanları eğlendirecek, etrafa sahte sahte gülücükler dağıtacak, şapşal hareketler ile birlikte çocukları güldürücek. Baksanıza adeta maskesini takmış yüzündeki makyaj ve göreviyle birlikte. Peki sahne bitecek, herkes dağılacak ve o takdığı maske onu saklamaya yetmeyecek aynı bu karede olduğu gibi. Mutsuz bir insan bu palyaço. Hayatın zorlukları altında eğilmiş, bükülmüş bir insan. Onca yaşanmışlık biriktirmek ve hala haayat mücadelesi vermek. Hayat bazıları için gerçekten çok zor.
Şunu da düşünmeden edemiyorum, şu hayatta aslında hepimiz bu palyaço gibi değil miyiz??? Hepimiz her gün hayat sahnesine çıkıyoruz. Kimisi eşini, kimisi çoçuğunu, kimisi anne veya babasını memnun etmeye çalışıyor. İnanın böyle olan insanlar azımsanamayacak kadar fazla. Ve bu artık fark edilmeyecek boyutta çünkü kişiye o kadar olağan geliyor ki adeta kendini hapsettiği bu döngünün normal olduğunu savunuyor. Nasıl farkında olsun ki? Kişi için normalleşmiş bir durum. Velhasıl-ı kelam sosyal hayat dediğimiz şu döngü içerisinde
maskelerimizi takıp, sahnede üzerimize düşeni yapıp, görevlerimizi yerine
getiriyoruz.
Ve şundan eminim ki kimileri de bu durumun farkında, gün bitip kendi ile başbaşa kaldığında ya da en azından başını yastığa koyduğunda o maskesini bir kenara koyup kendi ile yüzleşiyor. Yaptığının farkında ancak hani derler ya belki de toplumda var olabilmek için genel geçer oyunu kendisi de oynuyor.
Şanslı ve farkında olan azınlık size sesleniyorum... Kendiniz olabildiğiniz için aslında çok şanslısınız. Maskelere ihtiyaç duymanıza gerek yok ve belki de kitlesel değişim birinizin tek bir adımı ile başlar... Bence denemeye değer. Hem korkmayın işler yolunda gitmez ise zaten hepimizin koşa koşa dönüp sarılacağı maskelerimiz yok mu???

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder